LUBExpert Yağlama Uygulaması – Bölüm 2: Doğru Zihniyet

 

Doğru Zihniyet

“İnsan kendi kültürünün dışında düşünemez.”
Jacque Fresco

Uygulamaya temel oluşturmak için doğru zihniyet ve değişime açık kültür öncelikli olmalıdır. Hem teknoloji hem de beceriler fayda sağlamak için verimli bir ortama ihtiyaç duyar. Buradaki kritik kelime açıkça “Değişim”dir. Sadece Yağlamada değil, hayatımızın her alanında.

Hadi Heraklitos’u bir kez daha analım: “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.”.

Günümüz endüstri terminolojisine çevrilirse:

Bir şeyi geçen yılla aynı şekilde yapıyorsanız, muhtemelen yanlıştır.

Kültürü değiştirmek ve doğru zihniyeti elde etmek kesinlikle çok fazla soru sormayı ve cevapları kabul etmeyi içerir; bu cevaplar acı olsa bile. Bu tür cevaplar size yardımcı olacak olan cevaplardır. Doğru tanı, tedaviyi reçete etmek için gerekli bir adımdır.

İşte bazı sorular, oldukça açık bazı cevaplar ve yardımcı olabilecek teşhisler.

Rulman arızalarının % 40 ila 80’inin (endüstriye bağlı olarak) yanlış yağlama kaynaklı olduğuna dikkat edin. Bu istatistikler yıllardır var. Onlar her yerde. Ancak bazılarının bu istatistik verileri “normal” olarak kabul ettikleri görülüyor. Açık olmak gerekirse; asıl mesele rulmanların % 40-80’i değildir. Bu hikayedeki rulman fiyatları önemsizdir. Arıza kaynaklı duruşların % 40-80’i, onarımdaki çalışma saatleri, fazla mesai, gece telefon görüşmeleri, teminat hasarı, üretim kaybı, müşteri kaybı, düşük kalite, acil iş, acil yedek parça nakliyesi ve acil iş sırasında düşük iş güvenliği. Bir adım daha ileri gidebilir ve artan sürtünmenin üstesinden gelmek için ne kadar enerji harcadığımıza bakabiliriz. Çok sayıda ondalık basamak içeren ilginç bir meblağ karşımıza çıkacaktır. Bütün bunların yanında, rulmanın fiyatı devede kulak kalır. Peki, bu neden kabul edilebilir bir durum olsun?

Teşhis 1:

Probleme herhangi bir maliyet biçilmediyse: Maliyet yok – problem yok, problem değilse – çözüm yok.

Bizi dinleyenlere “Yağlama, 1 ila 100 arasında ne kadar önemli?” diye sorduğumuzda, cevap haklı olarak 98 ile 100 arasında bir yerlerde oluyor. Mükemmel! Yağlamanın en büyük stratejik öncelik olduğu kesinlikle açıktır.Ancak soruyu daha kişisel hale getirdiğimizde ne olur?

“Kaçınız çocuklarınızın bir gün ‘yağlamacı’ olacağını hayal ediyor?”

Burada olağan cevap SIFIR ve SIFIR arasında bir yerdedir ve birçok insan bu soruyu gözlerini kaçırarak cevaplamayı tercih eder. Neden? Çünkü “eğitim gerektirmeyen ve herkesin yapabileceği kirli, düşük ücretli bir iş”.

Sorunu görüyor musunuz?

Saygıyı hak eden ve son derece önemli bir meslek, o kadar uzun süre değer görmemiş ki; dejenere olmuştur. İlk sorunun cevabı göz önüne alındığında, her kuruluştaki en iyi eğitimli ve uzman kişilerin arasından sadece en iyilerinin en iyisinin bir gres tabancasıyla dolaşmaya yetkili olduğu varsayılabilir. Ama öyle değil. Ve bu oldukça büyük bir paradokstur. Probleme yüz çevirmek onu ortadan kaldırmaz.

Kendinize bu basit soruyu sorun; “Varlık Güvenilirliği’ni en hızlı kim yok edebilir?”

Muhtemel cevap, en azından onu yok etmek yerine geliştirebilen kişidir. Bu cevap hakkında düşünürken, yağlama teknisyeninizin döner aksamlı makinelerinizle en içli dışlı, en yakın ilişkiye sahip olan kişi olduğunu unutmayın. Makinelerin içine bir şey enjekte eden tek kişi o. Bana bir gres tabancası ve 10 dakika verin, 10 elektrik motorunu yok edebilirim. Yağlama teknisyeniniz de bunu yapabilir… Ya da yapmaz.

Teşhis 2:

Son derece önemli bir faaliyet olarak yağlama – sadece LAFTA

Yağlama uygulamalarımızda kimler, nasıl rol alıyor? Her zaman bir yağlama zinciri vardır. Bu zinciri siz oluşturun ya da oluşturmayın, yağlama zinciri oradadır. Sizin tarafınızdan düzgün oluşturulmadıysa, zincir tüm olumsuzlukları ile kendini kötü bir biçimde oluşturacaktır. İyi ya da kötü, tüm yağmala zincirleri aşağıdaki halkaları içerir:

  • Yönetim (stratejik karar vericiler)
  • Yağlama mühendisi / stratejisti (programı inşa edenler)
  • Yağlama teknisyenleri, yağlamacılar (programı uygulayanlar)

Bu üç halka zinciri oluşturur ve her biri EŞ derecede önemlidir. Bu üç halkanın herhangi birinde farkındalık veya katılım eksikliği olduğunda sonuçlar felakettir. Zincirin kırıldığı her yerde, bedeli rulmanlar öder ve gres tabancası makineli tüfek olur. Çoğu rulman kendiliğinden arızalanmaz, maalesef infaz edilir.

İyi bir yağlama zinciri bile, eğer ince lifler ile desteklenmediyse birçok yönden savunmasızdır ve başarısız olabilir. Bu ince lifler farkındalık, sahiplenme, iletişim, disiplin, kontrol, sorumluluk ve doğrulamadır. Lifler bozulduğunda, tüm bağlantılar da kaybedilir.

Yönetim duymuyor, yağlama mühendisi görmüyor, yağlama teknisyeni konuşmuyor.

İletişimdeki kopuş tüm yağlama programının çökmesine sebep olur. Bir patlama olarak gerçekleşmez; yavaş, sessiz ve ağrısızdır. Yavaş yavaş kaynar ve etraf harabelerle çevrili olana kadar kimse tepki vermez. Liflerden biri bile eksikse yağlamada mükemmellik elde edilemez. Zincir parçalanır.

Teşhis 3:

Farkındalık / Sahiplenme / İletişim / Disiplin / Kontrol / Sorumluluk / Doğrulama hususlarında eksiklik.

Yaptığımız şeyi neden yapıyoruz? Bu işin doğrusu nedir?

Kötü ve bozuk bir sistemde bile birisi bir şeyler yapıyor. Rulmanlar gresleniyor (muhtemelen). Yani bir sistem var ve buna “strateji” dediğimiz bile oluyor. Kötü bir strateji, ama hala orada. Etrafta birçok strateji var; gerçek bir kabustan ibaret olanlardan nispeten disiplinli fakat kesin olmayanlara:

  • “Yaklaşım yok” yaklaşımı
  • “Duygulara dayalı” yaklaşım
  • “Arkadaşım söyledi” yaklaşımı
  • Zamana dayalı yaklaşım

“Yaklaşım yok” yaklaşımı aslında çok popüler. Bu, bazen birinin etrafta dolanıp biraz gres sıktığı anlamına gelir. Herhalde.. birisi vardır. Çoğu zaman etrafta dolaştığı düşünülen kişinin kim olduğu bile belli değildir.

“Duygulara dayalı” yaklaşım da çok popüler. Her zaman bunun için hisleri kuvvetli biri vardır ve kendisine bahşedilen doğa üstü becerileri bir tür metafizik yaklaşımla, “hissettiği ölçüde” gresleme yapmakta kullanır. Rulmanların grese ihtiyacı olduğunda ne kadar gres vereceğini bilen tek kişidir.

“Arkadaşım söyledi” yaklaşımı, birinden bekleyebileceğinizin çok daha fazlası. İki arkadaş, üniversite kampüsünde oda arkadaşıydılar, aynı sektörde ama farklı şirketlerde çalışıyorlar. İçlerinden birinin kendisi için iyi çalışan bir yağlama planı var … ve elbette planı arkadaşıyla paylaşıyor. Güzel bir jest, ama asla işe yaramaz. Makineler insanlar gibidir; dışarıda sürekli değişen koşullar varken oldukça küçük detaylar bile onları benzersiz kılar.

“Zamana dayalı yaklaşım” yaygın olarak kullanılmaktadır çünkü çok basit ve kolay gözükmektedir. Birincisi, sorumluluktan kurtulmadır; “Bu benim hatam değil, formül bana söyledi” İkincisi, etkili bir ninnidir; hesaplama burada, onu uygulayın ve işte bu kadar. Hesaplamaları etkileyen birçok farklı faktör olduğunu biliyoruz; sıcaklık, yük, hız, titreşim, nem, kontaminasyon, çalıştırma/durdurma (çalışma rejimi), değişken çalışma koşulları …

Ben şahsen formüllere inanıyorum. Ancak sonuçların doğrudan girdi verilerine bağlı olduğunu da biliyorum. Operasyonel düzeltme faktörleri olarak temsil edilen veriler çoğunlukla tahminlere dayalı varsayımlardır. Formül bilimsel olsa da, veriler sadece en iyi tahminidir. Ve bilim insanları tahmini verilerle çalışmaz.

Bu varsayımlar büyük hatalar üretir. Ayda bir mi yoksa dokuz ayda bir mi yağlama yapmalıyız? Ne kadar iyi tahmin ettiğine bağlı. Her iki periyot da matematiksel olarak doğrulanabilir. Ancak her ikisinin de herhangi bir rulmanın gerçek ihtiyaçları ile ilgisi yoktur.

Çok sık olarak, motor plakalarına 2786 saat veya 3125 saat olarak yazılan ikmal aralıklarını ve önerilen miktarın 37,6 gram olduğunu görüyoruz. O kadar garip ki kimse şöyle sorular sormuyor; “Peki bunu nasıl bu kadar kesin hesaplıyorlar?” veya “Bulunduğum bölgedeki nem hakkında ne biliyorlar?”

Bilmiyorlar. Hesaplamalar gerçek olması beklenen verilere göre yapılıyor.

Burada suçlama yapmaya niyetim yok. Bu hesaplamalar iyi niyetlerle ve mevcut verilerin sınırları dahilinde yapılır. Ama hepimizin iyi niyet taşları ve cehennem hakkında bildiği bir hikaye var.

Teşhis 4:

Yanlış yaklaşım veya varsayımlara dayalı yaklaşım.

Hadi bir yağlama iş emrinin geçtiği yolu görelim. Yetkili biri bir iş emri üretir ve yürütmesi için yağlama teknisyenine verir. Ardından öğleden sonra aynı iş emri geri döner, tüm kutular yeşil bir tik ile işaretlenmiştir. Sahiden mi? Yeşil bir tik işareti yeterli mi? Görevin sorumluluğunu yerine getirmek için hepsi bu kadar mı? İşaretli bir kutu sadece bir şeyi kanıtlar! Yağlama teknisyenin yeşil bir kalemi olduğunu. Kesinlikle o rulmanın durumunu iyileştirmek için bir şey yaptığını kanıtlamaz. Odada herkesin görmezden geldiği bir fil oturuyor; “Rulman şimdi daha mı iyi?”

Teşhis 5:

Veri eksikliği sebebiyle nedenselliğin kurulamaması.

Neden etrafta küçük bir gezintiye çıkıp, şöyle bir bakmıyoruz?

Gerçekten görmek istiyorsanız, çok fazla korkunç tablo göreceksiniz. Ve bu konuda yapılabileceklerin teknoloji ile hiçbir ilgisi yok. Ama kültür ile doğrudan ilintili. Bu muhtemelen endüstride karşılaşılan ve aşılması en zor sorundur. Teknoloji “ne yapılır?” ve “nasıl yapılır?” sorularına yanıt verirken, kültür “neden yapılır ve neden bu şekilde yapılır” sorularını yanıtlama çabası içerisindedir. Kültür oluşturmak nadiren kurallar ve prosedürleri uygulamak ile ilgilidir. Çünkü kültür, tanım gereği, dört unsurdan oluşur:

Değerler, İnançlar, Davranış ve Ritüeller

Prosedürler… ritüellerdir ve ilk üç elementin bir sonucu olarak ortaya çıkarlar. Elbette, kültür yukarıdan aşağıya doğru inşa edilmiştir, ancak her iki yönde de yok edilebilir. Nihayetinde kültür “NEDEN?”’i anlamaktan gelir. Herkes yapılan işin nedenini anlıyor mu?

Teşhis 6:

Kültür eksikliği

Yıllar önce endüstri, planlı ve akut tanıya dayanan bakım yerine Durum İzleme ve durum bazlı eylemlerin hakim olduğu bakım perspektifine evrilirken (üstelik bazı durumlarda oldukça sancılı) bir dönüşüm yaşadı. Elbette, çok fazla direniş vardı ve hala bazı alanlarda, bazı endüstrilerde ve belirli yaş gruplarında bu direnci görebiliyoruz.

Anlaması güç bir şekilde, belki de bir “mucize” eseri yağlama uygulamaları bu dönüşümün dışında kaldı. Bu günden bakıldığında, en kolay ifade ile inanılmaz!

Şöyle bir bakalım:

Yağlama kesinlikle, “yap” aktiviteleri grubuna düşerken, Durum İzleme (çoğu durumda) “gözlem / sonuç / tavsiye” grubuna düşer.

CM (Durum İzleme*) insanlarının bakış açısı, zamanı temel alan bir bakım yaklaşımını önceliği olarak kabul etmek yerine, ölçümler ile belirlenmiş mevcut durumu önceleyen bir bakım yaklaşımı üzerine kuruludur. Kanıtlar ile aydınlatılmış durum. Tüm CM çalışanları oy birliğiyle Yağlamanın kritik öneme sahip olduğunu söyleyeceklerdir. Yine de, çoğu CM insanının, kritik değerde olduğu bilinen yağlama işinin hala zamana dayalı yöntemler ile yapılmasına itiraz etmediğini göreceksiniz. Zaman bazlı yağlamaya gerçekten inanmadıkları halde.

Oldukça büyük bir çelişki, değil mi?

Tüm bu sürece bu günden baktığımda, tek bir aşamada hem “yap” hem de “gözlem” gruplarını içeren benzersiz bir çözüm hayal ederdim. Bütünlükçü LUBExpert Çözümü, yağlama uygulamalarını, Durum İzleme’den bildiğimiz çalışma düzenine ve zihniyetine uyacak şekilde dönüştürür. Veriye dayanan uygulama. En azından bu çözümü uygulayacak olanlarınız sunulan çözümün, tüm paydaşların sağduyusuna doğallıkla ve kendiliğinden uyum sağlayacağını göreceklerdir.

Sunulan çözüm özünde, elinizde bir gres tabancası kadar öldürücü bir şey varken, her seferinde kendinize sormanız gereken şu soruları cevaplar.

  • Greslemek gerekiyor mu?
  • Ne kadar greslemeliyim?
  • Rulman durumu şimdi daha iyi mi?

Bu soruların her biri Everest’in tırmanış rotası kadar karmaşıktır. Ancak LUBExpert ve UAS yazılımı, zirveye çıkmanıza yardımcı olacak akla sahiptir. Yine de, bu üç sorunun önemini anlamak ve bunları bir lokomotif olarak kullanmak şarttır.

Yağlama ekibi üyeleri CM ile aynı zihniyetle çalışmaya başladığında, son derece değerli veriler toplayacak ve bu da kelimenin tam anlamıyla ilk savunma hattınız haline gelecekler demek oluyor. Artık gerçeğiniz bu!

Şimdiye kadar, bazı durumlarda CM ekibinin yağlama önerilerinde bulunması normal bir uygulamaydı. Vibrasyon teknolojisinden elde edilen bulgular ile sorunun tam olarak ne olduğuna emin olunamayan durumlarda, yağlama teknisyenine “biraz” gres eklemesinin söylendiği bir sır değildir. Çünkü belki yağlama sorunudur, kim bilir. Ağrı kesici olarak uygulanan gres, fayda sağlamaktan uzaktır. En iyi ihtimalle geçici olarak bazı semptomları tedavi edebilir. Zamana bazlı yağlamayı CM teknolojisinden gelen ara sıra taleplerle birleştirmek gerçekte çok fazla hasara neden olur. Yine de iyi tarafından bakalım CM ve yağlama arasında en azından bir iletişim var; şimdi bu iletişim kanalını doğru şekilde kullanalım.

Teşhis 7:

Kanıtlara dayanan zihniyet

Muhtemel tanıların uzunca bir listesi…

Neyse ki, bunlar Latince değil, bu yüzden biz bile, tıpçı olmayanlarımız, bu konuda bir şeyler yapabiliriz.

“Büyük Resim” ve “Doğru Zihniyet” bölümlerinde olabildiğince açık bir şekilde durumu ele aldık, şimdi uygulamaya almanın zamanı geldi.

.. Bölüm 3’te

Haris Trobradovic‘in 7 Mayıs 2020’de yayınladığı “LUBExpert Implementation – Part 2” isimli yazısından Türkçeye çevrilmiştir.
Çeviri: Alican Gözüaçık


SDT Ultrasound Solutions yetkli teknik servisi ve Türkiye tek distribütörü

İletişim
sdt@cfu.com.tr